MEHMET BEKİL,BAŞDERE KASABASI-ÜRGÜP DOĞUMLUYUM. BALIKESİR NECATİBEY EĞİTİM FAKÜLTESİ 1986 MEZUNUYUM. HALEN KAYSERİ KOCASİNAN ATATÜRK LİSESİNDE ÇALIŞMAKTAYIM. COĞRAFYAYI ÇOK SEVİYORUM, COĞRAFYA VE ÇEVRE DOSTLARINA YARDIMCI OLMAK ÜZERE ÇALIŞMALAR YAPMAKTAYIM. UMARIM KÜÇÜK DE OLSA BİR KATKIMIZ OLUR... e-mail: mehbek63@mynet.com
Türkiye'de nüfusu azalan ve artan iller
Türkiye'de nüfusu azalan ve artan iller
Türkiye'de nüfusu azalan ve artan iller
Son iki nüfus sayımının sonuçları karşılaştırıldığında nüfusu azalan illerin artan illerden fazla olduğu ortaya çıktı. 2007 yılı sonuçlarına göre, 37 ilin nüfusu arttı, 44 ilin nüfusu azaldı.
AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgilere göre, nüfusu en çok artan il 2 milyon 555 bin kişi ile İstanbul oldu. Nüfusu 10 milyon 18 bin 735'den 12 milyon 573 bin 836'ya çıkan İstanbul'u Ankara, İzmir, Bursa ve Gaziantep izledi.
Ankara'nın nüfusu 2000 yılındaki nüfus sayım sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 4 milyon 4 bin 860 kişiden 4 milyon 466 bin 756 kişiye çıktı. İzmir'in nüfusu 3 milyon 370 bin 866 kişiden 3 milyon 739 bin 353 kişiye, Bursa'nın nüfusu 2 milyon 125 bin 140 kişiden 2 milyon 439 bin 876 kişiye, Gaziantep'in nüfusu ise 1 milyon 285 bin 249 kişiden 1 milyon 560 bin 23 kişiye yükseldi.
Nüfusu en az artan il ise 291 kişiyle Zonguldak oldu. Zonguldak'ın 2000 yılındaki nüfus sayımı sonuçlarına göre 615 bin 599 olan nüfusu, 2007 yılına gelindiğinde 615 bin 890 kişi oldu.
Kahramanmaraş ile Ağrı da Zonguldak'tan sonra nüfus artışının en az olduğu iller. Kahramanmaraş'ın nüfusu 2 bin 30 kişi artarak 1 milyon 2 bin 384'ten 1 milyon 4 bin 414'e yükseldi. Ağrı'da da nüfus 2 bin 135 kişilik artışla, 528 bin 744'ten 530 bin 879 kişiye ulaştı.
Nüfusu en çok azalan il ise Konya. Konya'nın nüfusu 233 bin 84 kişilik eksilmeyle 2 milyon 192 bin 166 kişiden 1 milyon 959 bin 82 kişiye geriledi. Bu ili Trabzon ve Tokat izledi. Nüfusu en az azalan il ise Bolu. Bolu'nun nüfusu 237 kişi azalarak, 270 bin 654 kişiden 270 bin 417 kişiye düştü.
Nüfusu 1 milyonun altında kalan illerde ise bir değişiklik olmadı. Her iki sayımın sonuçlarına göre de nüfusu 1 milyonun altında kalan illerin sayısı 63.
Nüfusu 100-200 bin arasında olan iller sayısında da ciddi bir değişiklik gözlenmedi. 2000 yılındaki sayımlara göre nüfus rakamları bu bantta yer alan Artvin, Bilecik, Gümüşhane, Bartın, Ardahan, Iğdır, Yalova ve Kilis'e, 2007 yılı itibariyle nüfusu 270 bin 355 kişiden 174 bin 12 bin kişiye düşen Çankırı katıldı.
2000 yılındaki nüfus sayımına göre Tunceli ve Bayburt'un nüfusları 100 binin altında bulunuyordu. 7 yıl sonraki sayımlarda da durum değişmedi. Bu iki ilin nüfusları halen 100 binin altında ve hızla azalmaya da devam ediyor. Tunceli'nin 2000'de 93 bin 584 kişi olan nüfusu 2007'de 84 bin 22 kişiye, Bayburt'un ise 97 bin 358 kişi olan nüfusu, 76 bin 609 kişiye geriledi.
Türkiye nüfusunun toplamına bakıldığında ise 2000 yılındaki sayımda 67 milyon 803 bin 927 olan ülke nüfusu, 2 milyon 782 bin 329 kişilik artışla 70 milyon 586 bin 256'ya yükseldi.
-NÜFUS ARTIŞ HIZI DÜŞÜYOR-
Bir taraftan nüfusu azalan illerin sayısı nüfusu artan illerin üzerindeyken, diğer taraftan da nüfus artış hızı düşüyor.
AA muhabirinin 1998-2008 nüfus artış hızı düşüş eğiliminden yaptığı projeksiyona göre, bu yıl yüzde 1,18 olarak hesaplanan nüfus artış hızı 2010 yılında yüzde 1,11'e gerileyecek, 2015 yılına gelindiğinde ise yüzde 1'in altında olacak.
2046 yılında nüfus artış hızı hemen hemen sıfır seviyesine düşecek ve nüfus 89 milyon 165 kişi olacak. 2050 yılına gelindiğinde ise eksi yüzde 0,000958'lik artış hızıyla ülke nüfusu 88 milyon 986 kişiye gerileyecek.
Nüfusu en çok artan ve en çok azalan 15 il ve gelecek için seçilmiş bazı yıllarda yıl ortası nüfus ve nüfus artış hızı tabloları şöyle;
Fotoğraflarda görülen ulaşım sistemleri ile ekonomik faaliyet kolları arasındaki nasıl bir ilişki vardır.
Ulaşım sektörünün gelişmesi bir yerin gelişmişliğinde temel etkenlerin başında gelir. Bir bölgede yaygın olan sanayi kolaları hammaddenin taşınması yoluyla başka alanlarda da yayılma gösterir. Dünyada tüm dünya pazarlarına yönelik üretim yapan bölgelerin oluşmasında o bölgenin ulaşım imkânlarının gelişmesinin etkisi büyüktür.
Tarım ve hayvancılığa dayalı sanayinin gelişmesi köklü bir değişime uğraması ulaşımın gelişmesi ile mümkün olmuştur. Hem bu faaliyet kollarında üretim miktarı artmış hamda farklı bölgelere yayılış göstermiştir. Sanayi devrimiyle birlikte başlayan hammadde talebi, tarım ve madencilik başta olmak üzere birçok ekonomik faaliyetin gelişmesine ve yapısal değişimine sebep olmuştur.
Günümüzde kıtalar arası çok gelişmiş kara, deniz, demir, hava yolu ulaşım ağları kurulmuş ekonomik faaliyetler küreselleşmiş pazar payları büyümüştür.
Demir yolu taşımacılığı için sanayi faaliyetlerini destekleyici özellikle demir çelik, termik santraller, tarımsal hammadde aktarımı, ekonomik faaliyetlerin başka bölgelere yayılmasında etkisini gösterir. Gelişmiş ülkelerde yolcu taşımacılığı için çok önemli bir sektördür.
Deniz yolu taşımacılığı resme bakıldığında daha çok turizm faaliyetlerini destekleyici rolü ön plan çıkartılmıştır. Enerji kaynakları aktarımında, sanayi ham maddeleri aktarımında deniz yolu ulaşımı ön plana çıkar. Özellikle iyi bir deniz ulaşım ağı ve filosu olan ülkeler ticaret faaliyetlerinde ön plana çıkarlar.
Kara yolu ulaşımı dünyanın olmazsa olmazlarından dır dır. Dünya ekonomik faaliyetlerinde hammadde aktarımında, ticaret faaliyetlerinde sanayi faaliyetlerinin çeşitlenmesinde çok etkin bir rolü vardır. Kara yolu ulaşım ağı gelişmiş merkezler önemli ticaret alanlarıdır.
Hava yolu ulaşımı çok fazla yük taşıyıcılığı olarak ön plana çıkmasa da, küreselleşen dünya koşullarında şirketler arası görüşmelerde, toplantılarda, zaman açısından ciddi avantajlar sağlamaktadır. Turizm faaliyetlerini destekleyici en önemli ulaşım sektörlerinden biridir. Yolcu taşımacılığı çok gelişen dünyanın önde gelen hava yolu şirketleri mevcuttur.
Türkiye fiziki ve demir yolları haritasını inceleyerek;
Yurdumuzda yer alan demir yolu hatlarının geçtiği yerlerin doğal ve beşeri özelliklerini araştırıp gelişimleri hakkında çıkarımlarda bulununuz.
Türkiye fiziki haritası ile demir yolları haritası incelendiğinde demir yolu ulaşım hattı uygun yeryüzü şekillerine sahip illerimizden ve bu iller arasındaki dağların sağlamış olduğu oluklar boyunca yayılış göstermektedir.
Demir yolu ulaşımı yer şekillerinden ciddi derecede etkilenir eğim ve yükseltiyi sevmez geçebileceği uygun boğazlar, vadiler ve ovalar boyunca uzanış gösterir.
Bu noktadaki iller demir yolunun sağlamış olduğu yük ve yolcu taşımacılığından gerekli payı alarak gelişimlerinde kullanırlar.
Demir yolu taşımacılığı özellikle demir çelik endüstrisini kendisine çeker yada bu endüstrinin var olmasına vesile olur. Demir yolu taşımacılığı ekonomik ve kapasite bakımından avantajlı özelliklere sahip olması ürün maliyetini düşürücü etki yaparak ticareti olumlu etkiler.
Demir yolu hatlarının geçtiği noktalar haritada gösterilmiştir. Kendisine belirli kavşak noktalarını seçmiştir.
Ulaşımda etkili olan faktörler, demiryolu ve karayolunun 1950'den günümüze kadar dönem dönem gelişimi, (limanlar, boru hatları, bolu tüneli, marmaray projesi)
Türkiye’de Ulaşımı Etkileyen Faktörler
1-Doğal Faktörler
a)Yüzey şekilleri
b)İklim
c)Coğrafi Konum
2-Beşeri Faktörler
a)İşgücü
b)Teknik eleman
c)Sermaye
d)Ekonomik faaliyetler
***Bir ülkede ulaşımın gelişmesi daha çok o ülkenin gelişmişlik düzeyine bağlıdır. Gelişmiş ülkeler doğal koşulların olumsuz etkilerini aşarak ülkenin birçok yerine her türlü ulaşımı götürmüştür. (Japonya, ADB vb.)
Karayolları
Ülkemizde hem yolcu hem de yük taşımacılığında en çok kullanılan ulaşım türüdür.
Ülkemizde ulaştırma faaliyetlerinin daha çok kara yolu ile yapılması bazı sorunları ortaya çıkarmıştır. Bu sorunların başlıcaları:
—Yol güvenliğinin azalması
—Trafik kazalarının artması
—Yol bakım ve onarım giderlerinin artması
—Karayollarının fiziki kapasitesinin yetersiz kalması
—Yolların kısa zamanda tahribe uğraması
Karayollarımızın uzanışı dağların uzanışı paralellik gösterir.
Karayolu ulaşımının en yoğun olduğu bölge Marmara Bölgesidir.
Demiryolları
Ülkemizde demiryolu taşımacılığına gereken önemin verilmeyişi, yeni demiryolu güzergâhlarının yapılmayışı ve hızla gelişen demiryolu teknolojisinin ülkemizde getirilmeyişinden dolayı demiryolu ulaşımı ülkemizde ikinci plana düşmüştür.
Demiryolları ülkemizde daha çok düz alanlarda bulunur.
Denizyolları
Deniz yoluyla yük ve yolcu taşıma daha ucuzdur.
Denizyolu ulaşımında yük taşımacılığının tercih edilmesindeki nedenler;
—Gemilerin yük taşıma kapasitesinin fazla olması
—Limanlarda kullanılan vinçlerle yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin daha kolay olması
Bir limanın gelişip büyümesinde ya da işlek olup olmamasında limanın art bölgesi(Hinterlandı)oldukça önemlidir.
Başlıca önemli limanlarımız: İzmir, İstanbul, Mersin, Samsun, Trabzon
Havayolları
Hava yoluyla uzak mesafelere kısa zamanda ulaşılması hava yolu taşımacılığının gelişmesini sağlamıştır.
Türkiye’de Ulaştırma-Haberleşme sektörü, %27,2’lik pay ile kamu sektörü sabit sermaye yatırımları içinde en ağırlıklı sektördür. Ulaştırma sektörü, haberleşme ile birlikte GSYİH'nin %16'sına yakın bir bölümünü oluşturmaktadır.
Ülkede yurtiçi yük taşımalarında, karayolu yaklaşık %90’'lık bir payla ağırlığını korumaktadır. Bu oran demiryolunda %3.5, denizyolunda %4.5 ve boru hattında %2 civarındadır. Yurtiçi yolcu taşımalarının %95'i karayolu ile yapılmaktadır. Yurtdışı yolcu taşımaları havayolu, yük taşımaları ise denizyolu ağırlıklı yapısını sürdürmektedir.
Karayolları
Türkiye'de toplam karayolları uzunluğu 63.220 km’dir. Son yıllarda otoyol ağı hızlı bir şekilde genişlemektedir. 2002 yılı sonu itibariyle toplam otoyol ağı 1.851 km'ye ulaşmıştır. 31.319 km’lik devlet yoluna karşılık, il yolu uzunluğu 30.050 km’dir.
Türkiye’nin ana yol sisteminin bel kemiği olan 3.200 km. uzunluğundaki TETEK güzergâhı; Bulgaristan sınırından başlamakta, İstanbul, Ankara ve Gerede’den geçerek bir kolu Suriye sınırında son bulurken, diğer kolu da Irak sınırına kadar devam etmektedir. TETEK, Avrupa ve Orta Asya karayolları ağına bağlıdır. Orta Asya, Batı Asya ve Kuzey Afrika’ya uzanan en kısa transit güzergâhıdır.
Son yıllarda uluslararası karayolu taşımacılığı faaliyetleri sayesinde, Türk ekonomisine giderek artan oranlarda döviz girdisi sağlanmıştır. Bu alt sektörün ekonomiye kazandırdığı döviz miktarı, yıllık bazda 1.5-2 milyar ABD Doları arasında değişmektedir.
Denizyolları
Yurtdışı yük taşımacılığında denizyolları ağırlığını korumaktadır. 6.480 km. Anadolu, 786 km. Trakya, ve 1.067 km. Adalar kıyısı olmak üzere 8.333 km. sahil şeridi bulunan Türkiye, ihracatının %72’sini, ithalatın ise %95’ini deniz yolu ile yapmaktadır.
2001 yılında toplam 113.4 milyon tonluk taşıma hacminin %31’i Türk bayraklı, %69’u yabancı bayraklı gemilerle taşınmıştır. Kent içi taşımacılığın ise, %3’lük bölümü denizyolu ile yapılmaktadır. Dünya genelinde 18. sırada bulunan Deniz Ticaret Filosu’nda, 18 GRT’nin üzerinde 86 adedi kamuya, 3.110 adedi ise, özel sektöre ait olmak üzere toplam 9.650.796 DWT’lik 3.196 gemi bulunmaktadır. Türk filosunun yaş ortalaması 18.33’dür.
Haydarpaşa-Trieste, Samsun-Novorossisk, Trabzon-Sochi ve Zonguldak-Ukrayna hatları ağırlıklı olmak üzere, toplam 20’nin üzerinde Ro-Ro hattında seferler gerçekleştirilmektedir.
Havayolları
Uzun bir süre hava ulaşımı hizmetlerinde tekel konumunda olan Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THY), 1933 yılında bir devlet işletmesi olarak faaliyete geçmiş; 1955 yılında ise yerli ve yabancı sermayeli bir Anonim Şirket haline dönüştürülmüştür. 1990'lı yılların başlarında, özel havayollarına da ulaşım hizmeti sunma hakkının verilmesinden sonra tekel olma konumunu kaybetmiştir. Özel havayolları, turizm sektörünün gelişimi ile paralellik göstermektedir. Sektörün canlı olduğu dönemlerde, toplam uçak sayısı 50’nin üzerine çıkmakta ve dış hat yolcu taşımacılığındaki payları ise %30’un üzerinde seyretmektedir.
THY Filosu, dünyanın en genç filoları arasında yer almaktadır. Sürdürdüğü modernleşme ve gelişim politikaları sonucunda, 2003 yılı Mayıs ayı itibariyle 65 uçaklık bir filo ile hizmet veren THY, iç hatlarda 26, dış hatlarda 75 olmak üzere dünyanın 101 noktasına uçuş yapmakta ve 2002 yılı sonu itibariyle 10.984 personel istihdam etmektedir. THY’nin filo yapısı, çalışma anlayışı ve işletmeciliği tamamen modern bir yapıya kavuşmuştur. THY, 2002 yılında toplam 10,4 milyon yolcu ve 119 bin ton kargo taşımacılığı yapmıştır.
Türkiye’de 2003 yılı itibariyle, uluslararası standartlar uyarınca uçuşların emniyet, sürat ve özenle yapılması için 44.569 km’lik kontrollü bir uçuş yolu şebekesi tesis edilmiştir.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) tarafından işletilen havalimanı ve meydanları sayısı, 20’si uluslararası statüde olmak üzere toplam 33’tür.
Demiryolları
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD), 8.671 km’si ana hat, 2.269 km’si tali hat olmak üzere toplam 10.940 km’lik demiryolu hattında yolcu ve yük taşımacılığı yapmaktadır. Bu hatların %97’sinde tek hat işletmeciliği yapılmaktadır. Hatların %19’u elektrikli, %23’ü sinyalli, %5’i çift hatlı, %0.3’ü ise üç yollu hatlardır. 2002 yılı itibariyle demiryolları, ulaştırma sektörü içerisinde yolcuda %2, yükte ise %4 paya sahiptir. TCDD hatları Asya-Avrupa arasındaki en kısa uluslararası koridor üzerinde yer almaktadır. IV. numaralı Pan-Avrupa taşıma koridoru TCDD hatları ile buluşmaktadır.
TCDD’nin yolcu ve yük taşımacılığını önemli ölçüde artıracağı tahmin edilen Ankara-Haydarpaşa Mevcut Demiryolu Hattı Rehabilitasyon Projesi'nin temeli 8 Haziran 2003 tarihinde atılmıştır. Söz konusu projenin tamamlanması halinde bu hat kesimindeki seyahat süresi 3 saat 10 dakikaya inecektir.
Ayrıca TCDD, demiryolu bağlantısı olan Haydarpaşa, İzmir, Mersin, İskenderun, Samsun, Bandırma ve Derince limanlarının da işletmeciliğini yapmaktadır. 91/440 Sayılı Avrupa Birliği Konseyi Direktifi çerçevesinde yürütülen yeniden yapılanma çalışmaları, özel sektör işletmecilik zihniyetini ve katılımını sağlama hedefi doğrultusunda yürütülmektedir.
Boru Hatları
Türkiye’de ilk boru hattı, 1966 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından Batman-Dörtyol (İskenderun Körfezi) arasında döşenmiş ve işletmeye açılmıştır. Bu hatla Diyarbakır ve Batman’da çıkarılan petrol Dörtyol’a taşınmaktadır.
Irak ham petrolünün, İskenderun Körfezi'ne taşınması amacıyla 1974 yılında kurulan BOTAŞ, 1987 yılında doğal gazın ithali, pazarlanması, satışı ve boru hatlarıyla iletimi görevlerini de üstlenmiş ve 2 Mayıs 2001 tarihli 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Düzenleme Kanunu’yla tekel yetkisi kaldırılmış, doğal gaz piyasası da üçüncü şahıslara açılmıştır.
Türkiye’nin en önemli ham petrol boru hattı olan Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı, Kerkük ve diğer üretim sahalarından elde edilen petrolü, İskenderun Körfezi’ndeki Ceyhan Deniz Terminali’ne ulaştırmaktadır. 1976 yılında işletmeye açılan hattın yıllık taşıma kapasitesi 70.9 milyon ton/yıl’dır. 1.876 km. uzunluğundaki boru hattı Türkiye topraklarında 641 km. ve 656 km. olan iki paralel hattan oluşmakta, toplam 579 km’si de Irak’ta yer almaktadır. BM’nin Irak’a uyguladığı ambargo kararı doğrultusunda 1990 yılında işletmeye kapatılan Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı yine BM’nin kararı doğrultusunda 1999 yılında 6 aylık dönemler itibariyle, sınırlı petrol sevkıyatı için yeniden işletmeye alınmıştır. Ancak Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nda pompaj, Irak’ın savaş nedeniyle petrol pazarlayamayışı ve Ceyhan Terminali tank sahasında maksimum stok seviyesine ulaşılması nedenleriyle, 9 Nisan 2003 tarihinde Irak tarafından durdurulmuştur.
Türkiye’nin zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip Hazar Bölgesi ve Ortadoğu Ülkeleri ile bu kaynaklara ihtiyaç duyan Batılı Ülkeler arasındaki kesişme noktasında olması nedeniyle, BOTAŞ çeşitli uluslararası projelerin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürmektedir.
Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi ile de, Azerbaycan’da üretilen ham petrolün Gürcistan üzerinden, Ceyhan’daki deniz terminaline, buradan da tankerlerle dünya pazarlarına ulaştırılması amaçlanmaktadır. Bu boru hattının kapasitesi yılda 50 milyon ton, toplam uzunluğu 1.776 km’dir.
16 milyar m3/yıl Türkmenistan doğal gazının Türkiye’ye taşınması için 1999 yılında 30 yıl süreli “Doğal Gaz Alım Satım Antlaşması” ile 6.6 milyar m3/yıl Azerbaycan doğal gazının Türkiye’ye sevkine ilişkin 2001 yılında 15 yıl süreli “Doğal Gaz Alım Satım Antlaşması” imzalanmıştır.
Azerbaycan ve Türkmenistan doğal gazlarının Türkiye içinde taşınması amacıyla yapılması planlanan yaklaşık 225 km. uzunluğundaki boru hattı Gürcistan sınırından başlayıp Erzurum/Horasan’a ulaşacaktır. Doğal gaz arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi politikası doğrultusunda, İran’dan, Türkiye’ye yılda 10 milyar m3 doğal gaz sevkiyatına ilişkin “Doğal Gaz Alım Satım Antlaşması” 1996 yılında imzalanmıştır. Bu kapsamda yapım çalışmaları tamamlanan yaklaşık 1.491 km. uzunluğundaki Doğu Anadolu Doğal Gaz Ana İletim Hattı 2001 yılı sonunda işletmeye alınmıştır.
"Mavi Akım Projesi" kapsamında, yılda 16 milyar m3 doğal gazın, Karadeniz’in 2.150 m. derinliğindeki tabanına döşenen yaklaşık 390 km. uzunluğunda birbirine paralel iki boru hattı ile Rusya Federasyonu’ndan Türkiye’ye sevk edilmesi, 1997 yılında 25 yıllık bir doğal gaz alım-satım antlaşması ile imza altına alınmıştır. Proje’nin Türkiye bölümünü oluşturan yaklaşık 501 km. uzunluğundaki Samsun-Ankara Doğal Gaz İletim Hattı tamamlanarak 20 Şubat 2003’te işletmeye alınmıştır.
Aşağıda bazı önemli doğal kaynaklar ve özellikleri verilmiştir. Bu özelliklerden ve ön bilgilerinizden hareketle tablodaki boşlukları örnekteki gibi doldurunuz.
Doğal Kaynak Türleri
Nereden elde edildiği, Oluşum Kökenleri
Kullanım amacı, Faydaları ve Önemi
Kömür
Bitkisel maddelerin yer altında depolanarak değişime uğramasıyla oluşur
Isınma ve termik santrallerde elektrik enerjisi elde etmekte kullanılır.
Petrol
Petrol, denizlerdeki bitki ve hayvanların çürüdükten sonraki kalıntılarından oluşur. Bu kalıntılar deniz yatağında milyonlarca yıl boyunca çürüdükten sonra, geriye yalnızca yağlı maddeler kalır. Çamur ve büyük kaya katmanları altında kalan yağlı maddeler de petrol ve gaza dönüşür.
Mazot, benzin, gaz yağı petrolün en çok bilinen ürünleridir. Mumlarda ve cilalarda petrol bulunur, parfümler, kozmetikler, etilen, tırnak cilası yapımında kullanılan aseton, yapay kauçuk, plastik, sıvı deterjan yapımında kullanılan kimyasal maddeler, bazı ilaçlar hep petrol sayesinde vardır. Tekstil ürünü de petrolden üretilen maddeler sayesinde yapılmaktadır.
Uranyum
Uranyum, 1800°C’ doğru eriyen, gümüş beyazlığında bir madendir.
Nükleer enerji üretiminin (nükleer reaktörler ve piller, atom bombalan) temel hammaddesi olarak kullanılır
Doğalgaz
Fosil yakıtlar grubundan hidrokarbon esaslı doğalgaz, yer altında gözenekli kayaların boşluklarına sıkışmış olarak ya da petrol yataklarının üzerinde gaz halinde büyük hacimler şeklinde bulunur. Doğalgaz; %95 metan, az miktarda da etan, propan atom, bütan ve karbondioksitten oluşan renksiz, kokusuz ve havadan hafif bir gazdır.
Ham petrole alternatif bir yakıt olarak dış enerji çeşitliliği açısından stratejik bir avantaj sağlar. Günümüzde doğalgaz sanayi için vazgeçilmez bir yakıt konumuna gelmiştir. Elektrik üretimi, ısınma, mutfaklarımızda kullanılır.
Ormanlar
Uygun iklim koşullarında yetişme imkânı bulan Orman; ağaçlarla birlikte diğer bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar gibi canlı varlıklarla toprak hava, su, ışık ve sıcaklık gibi fiziksel çevre faktörlerinin birlikte oluşturdukları karşılıklı ilişkiler dokusunu simgeleyen bir ekosistemdir.
Kullanım alanı geniştir. İlaç sanayi, yakacak, mobilya, kırtasiye, kâğıt sayılabilir.
Çayır ve otlaklar
Kurak ve yarı kurak bölgelerde yağış azlığından dolayı ağaç yetişmeyen yerlerde ya da yüksek yerlerde yaz yağışlarına bağlı olarak görülen doğal bitki örtüsüdür.
Kullanım alanları hayvancılık sektöründe ön plana çıkar.
Güneş enerjisi
İklim koşullarının elverişli olduğu yerlerde güneşlenme süresi ile bağlantılı gelen ışınların çeşitli sistemler kullanılarak enerjiye dönüştürülmesidir.
Son yıllarda alternatif enerji kaynağı olarak kullanılması konusunda çalışmalar sürüyor. Güneş Enerjisinden Doğrudan Isı Enerjisi,
Güneş Enerjisinden Doğrudan Elektrik Enerjisi,
Güneş Enerjisinden Hidrojen Enerjisi elde etmek mümkündür. Kullanım suyu ısıtılması, yüzme havuzu ve limonluk ısıtılması; kaynatma ve pişirme; bitkisel ürünlerin kurutulması, su damıtılması, yapıların ısıtılması ve soğutulması
Rüzgâr
Doğadaki ısınma özelliklerine bağlı olarak oluşan basınç farkında havanın yer değiştirmesi sonucu oluşan doğal bir kaynaktır.
Elektrik üretme, Pilleri şarj etme
Su depolama, Taşımacılık
Su pompalama, Tahılların öğütülmesi
Soğutma
Gelgit
Ay ve güneş'in yeryuvarı
Üzerindeki çekim güçleri nedeniyle deniz yüzünde, özellikle
Anadenizlerde
Su düzeyinin alçalması, kabarması olayı,
Gel-git enerjisini elektriğe dönüştürmek için yaygın olarak, uygun bulunan koyların ağzının bir barajla kapatılarak, gelen suyun tutulması, çekilme sonrasında da yükseklik farkından yararlanılarak türbinler aracılığı ile elektrik üretilmesi hedeflenir.
Biokütle
Biokütle enerji teknolojisi kapsamında; odun (enerji ormanları, ağaç artıkları), yağlı tohum bitkileri (ayçiçeği, kolza, soya v.b), karbon-hidrat bitkileri (patates, buğday, mısır, pancar, v.b), elyaf bitkileri (keten, kenaf, kenevir, sorgum, vb.), bitkisel artıklar (dal, sap, saman, kök, kabuk v.b), hayvansal atıklar ile şehirsel ve endüstriyel atıklar değerlendirilerek enerji elde edilir.
Biokütle yenilenebilir, her yerde yetiştirilebilen, sosyo-ekonomik gelişme sağlayan, çevre dostu, elektrik üretilebilen, taşıtlar için yakıt elde edilebilen stratejik bir enerji kaynağıdır. Türkiye sadece odun, bitki ve hayvan atık-artıklarından yakacak olarak ısınma ve pişirmede yararlanmakta
Toprak
Toprak; kayaların ve organik maddelerin çeşitli derecedeki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar topluluğu barındıran, bitkilere durak yeri ve besin kaynağı olan ve katı yer kabuğunun, uzun zaman içerisinde belirli özellikler kazanan en üst kısmını saran doğal, dinamik bir yapıdır. Sıcak ve nemli bölgelerde oluşumu daha hızlıdır.
Tarımda, hayvancılıkta, ormancılıkta sanayide kullanılır. Seramik, porselen, tuğla, kiremit örneklendirilebilir.
Çakıl-kum depoları
Akarsu yataklarında yâda biriktirme alanlarında görülür genelde taşınmış özellikleri gösterir.
Tarımsal amaçlı ve inşaat sektöründe kullanılır.
Su kaynakları
Doğada mevcut su döngüsü bünyesinde oluşan kaynaklardır. Bunlar akarsular, göller, yer altı suları, buzul erimesi sonucu oluşan sular olarak belirtilebilir.
Kullanım alanı olarak en temel gıdamız su ihtiyacımızda, temizlik, tarım, sanayide kullanılır, enerji elde edilmesi de kullanım alanlarından biridir.
Doğal turistik kaynaklar
Ormanlık alanlar, göller, şelaleler,
Denizler doğal yaşam alanları, doğal turistik kaynak gurubuna girer.
Kitabınızdaki resimde küçük menderes ovasının bir kısmının resmi verilmiştir.
SORU-1-Araziler hangi amaçla kullanılmıştır ve bunun üzerinde yer şekilleri nasıl etkili olmuştur.
Resimlere bakıldığında genel bilgilerimizden de faydalanarak bölgenin horst ve graben alanlarından oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu bölge özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğunluk kazandığı toprak ve iklim özelliklerine sahiptir. Genel olarak tarımsal faaliyetlerin ön plana çıktığı beraberinde tarıma dayalı yer yer sanayi tesislerinin bulunduğu yerleşmeler gözlenmektedir. Yamaçlara doğru yerleşmeler görülmekle birlikte yayılım verimli tarım arazilerine doğrudur. Yer şekilleri bunda önemli bir etkendir.Horst alanlar yükselti ve engebe şartlarından dolayı yerleşmeleri horstlar arasında kalan bölgelere yönlendirmiştir.
SORU-2-Arazilerin gelecekteki muhtemel kullanımı ile ilgili senaryolar oluşturunuz.
Arazilerin gelecekte kullanımı ile ilgili olarak hızlı nüfus artışı ve insanların barınma ihtiyaçları için konut yapımı ve diğer ihtiyaçları için üretim tesislerinin kurulması gelecekte mevcut tarımsal alanların iyice daralmasına yol açacaktır.İnsanlar bir noktadan sonra tarımsal faaliyetlerin önemini kavradığı noktada yerleşmeler yamaç bölgelere kullanım alanı olarak ölü noktalara kayabilir tarımsal alanlar korunmaya çalışılabilir.
LİSE-3 HAZIRLIK ve ETKİNLİK ÇALIŞMALARI (SAYFA 70 -74)
SORU-1-Kitabınızdaki haritada yeryüzündeki medeniyetlerin kurulduğu Nil deltası, Mezopotamya, İndus vadisi, Sarıırmak ve Gök ırmak vadileri görülmektedir. Bu medeniyetlerin burada kurulmasının coğrafi sebeplerini belirtiniz.
Bu bölgeler orta kuşak içerisinde yer alan iklim şartlarının elverişli olduğu alanlardır. Yine bölgedeki su kaynakları verimli tarım topraklarının oluşmasında ve bölgenin tercih edilmesinde etkili olmuştur.Yine konum özellikleri itibariyle çevrelerine göre geçiş noktaları olmaları yada daha uygun yaşam koşulları barındırmaları bu bölgeleri cazip hale getirmiştir.
SORU-2-Dünya fiziki haritasına bakarak bu bölgelerin benzer ve farklı özelliklerini belirtiniz.
Benzer özellikler yer şekilleri bakımından tarım yapılabilecek düzlük bir saha olmaları akarsu kenarları boyunca ya da vadi kenarlarına kurulmaları ortak özellik olarak gösterilebilir. Denize kıyı bölgelerinin bulunması da benzer bir özelliktir.
Farklılık olarak iklimsel özelliklerde değişiklikler görülebilir. İndus Ganj Sarı ırmak bölgeleri ile Nil ve Mezopotamya bölgeleri iklim özellikleri bakımından farklılık barındırır.
SORU-3-Tarih boyunca bir çok medeniyete beşiklik etmiş olan ülkemiz Norveç’in coğrafi konumuna sahip olsa idi Türkiye’de bu kadar medeniyet gelişir miydi?
Türkiye’nin konumu Norveç in coğrafi konumu günümüzdeki kadar medeniyetler gelişmezdi. Norveç kutba yakın iklim şartları ve toprak özelliklerinin çok fazla elverişli olmadığı önemli kavşak noktası olmayan gerek matematik gerekse özel konum özellikleri bakımından daha olumsuz koşullara sahip bir ülkedir.
LİSE-4 DERS DIŞI ETKİNLİK ÇALIŞMASI (SAYFA 74)
Kitabınızda önemli medeniyetler ve bunlara ait fotoğraflar verilmiştir.
SORU-1-Bu medeniyetlerin isimlerini fotoğrafların altına yazınız.
SORU-2-Bu medeniyetlerin haritada işaretli yerlerde kurulmalarının nedenlerini coğrafi konum özelliklerini ön plana alarak cevaplayınız.
Anadolu eski zamanlardan beri bir çok uygarlığa merkez olmuş önemli bir tarihsel potansiyeli olan bir yerdedir.
Önemli bir geçiş noktasında bulunması verimli topraklara sahip olması iklim çeşitliliğinin görülmesi Anadolu’nun ekonomik çeşitliliği bir çok uygarlığın kurulmasına ve bu uygarlıklardan kalma eserlerin ülkemizde yaygın olmasının sebebidir.
Türkiye fiziki ve hava limanları haritası incelenerek;
SORU-1-Bu hava limanlarından birini seçiniz .Limanın o yer için önemini ve katkısını araştırınız.
İstanbul Atatürk Hava limanı seçilebilir. İstanbul Türkiye’nin en önemli hava limanıdır. Bölgenin çok önemli bir geçiş noktası olması geçmişten gelen tarihsel yapısı beşeri ekonomik özellikleri düşünüldüğünde çok ciddi bir potansiyele sahiptir. Ülkemizin hava yolu aracılığıyla giriş çıkış noktalarının başında gelir. Bölgenin nüfus özellikleri de hava yolu ulaşımını da destekleyici bir özellik gösterir.Bu hava limanı İstanbul için olmazsa olmazlardan biridir.Bu kadar yüksek bir gelişmişliğe sahip İstanbul için Atatürk limanıgerek İstanbul‘un gerekse tüm Türkiye’nin önemli bir giriş çıkış kapısı olarak hizmet görür.
ETKİNLİK -2-
SORU-1-Türkiye demir yolu ulaşım ağının gelişimini etkileyen faktörleri araştırınız.
Demir yolları ulaşım ağının gelişimini etkileyen faktörlerin başında coğrafi koşullar ön plana çıkar.Özellikle yer şekillerinin aşırı engebeli olduğu alanlarda demir yolu ulaşımı sınırlı bir gelişim göstermektedir.Demir yollarının önem kazanmasında yine hinterlandı geniş olan bir limana ulaşması ,demir çelik endüstrisi,kömür yatakları ,uygun yer şekilleri,iklim şartları ön plana çıkan özelliklerdir.
SOR-2-Deniz limanlarının niçin güçlü bir demir yolu ve kara yolu ağına ihtiyaç duyduğunu araştırınız.
Limanlarımız önemli ithalat ve ihracat noktalarımızdır.Ülke ekonomisi için son derece önemli noktalardır.Bu noktaların gelişmiş bir demir yolu ve kara yolu ile desteklenmesi bu limanlarımızın gelişimlerine büyük fayda sağlar.Kapasitelerini arttırır.Liman inşaatı son derece masraflı bir olaydır mevcut limanlar uygun alanlara yani kıyı ile iç kesim arasında ulaşım hizmetlerinin iyi olduğu noktalara yapılmalıdır mevcut limanlardan en iyi ve kapsamlı şekilde faydalanmak ülke menfaatinedir.Bu sebeple bu limanlar kesinlikle kara yolu ve demir yolu ulaşım ağları ile desteklenmelidir.Ereğli ,İskenderun,İstanbul İzmir Limanları örneklendirilebilir.
SORU-3-Türkiye hava limanlarının yer seçimindeki coğrafi faktörleri araştırınız.
Türkiye de hava limanlarının yapımında dikkat edilen coğrafi koşulların başında iklim koşulları gelmektedir.Yine arazi yapısı olarak doğal pist özelliği gösterebilecek noktalar hava alanı yapımında önemli bir avantajdır.Aksi takdirde ciddi maliyet artışları görülebilir.Hava alanı inşaat ve işletme maliyetlerinin artması ulaşım hizmetlerinin aksamaya uğraması ekonomik kayıplara yol açar.Bu noktada hava alanı yapımlarında önemli geçiş noktaları nüfus potansiyeli yüksek olan ticaret ,sanayi ve turizm bölgeleri tercih edilmelidir.
SORU–1-Ülkemiz sahip olduğu kıyı potansiyeline ve önemli suyollarına rağmen denizcilik alanında istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Sebepleri hakkında görüşlerinizi belirtiniz.
Konu ile ilgili coğrafi koşullar son derece uygun olmasına rağmen Osmanlı dönemi ve sonrası Cumhuriyet döneminde yapılan antlaşmalar mevcut denizcilik sektörünün gelişmesini engelleyici yasal yaptırımlarla doludur. Mevcut antlaşmalar eskimiş yada güncelliğini kaybetmiştir.
Deniz ticaret filomuzun oluşumunu sağlayan gemi türlerinin zenginleştirilmesi ve her türde ticari mal taşıyacak güce kavuşturulması kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Tersanelerin alt yapı noksanlarının tamamlanması çağdaş teknolojiyle donatılması Ege Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına da yayılması; uygulama aşamasında bulunan tersane yatırım projelerinin hızla tamamlanması icap etmektedir.
Limanların yeniden ele alınmaları yeni limanlar yapılması kaçınılmazlık gösteriyor. Ucuz ve hızlı mal akışının sağlanması yönünden limanların kara içlerindeki pazarlara demiryollarıyla bağlanması gerekmektedir.
Özetlemek gerekirse uygulanan yanlış yapılanma ,planlama eksiklikleri,yeterli maddi destek sağlanamaması,geçerliliğini kaybetmiş antlaşmaların bağlayıcı etkileri,tersanelerdeki yeterli teknik gelişimin sağlanamaması gibi sebepler gösterilebilir.
SORU-2-Deniz yolu, yük ve yolcu taşımacılığında en ekonomik ulaşım yoludur sebeplerini açıklayınız.
Ulaşım ağları için çeşitli yollar yapılır. Bu yolların yapılması ciddi maliyet isteyen bir iştir. Deniz yolu taşımacılığında yol masrafınız yoktur. Doğa kendisi uygun iklim koşulları bünyesinde size bunu sunmuştur. Çok daha ucuz bir şekilde diğer ulaşım sistemlerinden çok daha fazla (özellikle kara ve hava yolu)mal ve eşyayı bir yerden bir yere aktarabilirsiniz.
SORU-3-Yurdumuzda gemi yapım sanayisinin geliştiği merkezleri yazınız.
Ülkemizde, özelikle gemi yapım sanayi, oldukça eskiye dayanmaktadır. Gölcük‘te cumhuriyet döneminde kurulmuş olan ve harp filomuzun bakım ve tamiratını üstlenen askeri tersanede bugün çeşitli tonajlarda muharebe ikmal gemileri, denizaltlıları üretilmektedir. Bir başka gemi inşaat tezgahlarıda İstanbul’da Haliç ve İstinye de bulunmaktadır. Burada askeri,ticari ve diğer gemilerin tamirleri ile bazı tip gemilerin inşa asıda mümkün olmaktadır.Son yıllarda İstanbul kentinin yakınında Tuzla da büyük bir gemi marinaları fabrikasıyla giderek yerli katkı yapı artarak gemi yapılmaktadır.
Önemli tersaneler…Haliç Tersanesi, Hasköy Tersanesi, Camialtı Tersanesi, İstinye,Gölcük ,Taşkızak Tersaneleri örnek verilebilir…
Ülkede ayrıca Gelibolu ve İzmir de gemi yapım tersaneleri bulunmaktaysa da kapasiteleri fazla büyük değildir.
SORU–4-Yüzey şekillerinin deniz yolu üzerindeki etkisi kendini limanlarda hissettirir. Bunun nedenlerini örneklerle açıklayınız.
Kıyı bölgelerde yer şekilleri iki şekilde etkili olur bunlardan birincisi kıyı bölgede dağların uzanışına bağlı olarak kıyıda oluşan doğal liman oluşumları limanın işlevselliği açısından önemlidir.Aksi takdirde normal liman inşaatı gerekir ki bu olay çok maliyetli bir inşaattır.Diğer etken ise liman art bölgesinde yer şekilleri uygun koşullar sağlayarak iç kesimler ile ulaşımı kolaylaştırır ve limanın hinterlandını olumlu etkileyerek limanın gelişmesinde önemli bir etki sağlar.Örnek İzmir limanı hinterlant ve doğal liman özelliği olarak son derece avantajlıdır.Ancak Karadeniz de Rize limanı Giresun limanları iç kesim ile ulaşım sıkıntısından dolayı hinterlandı yeteri kadar gelişmeyen limanlardır.
SORU-5-Türkiye fiziki ve başlıca limanlarımızı gösteren haritayı inceleyiniz. Yurdumuzda yer alan önemli limanların kuruldukları yerlerin doğal ve beşeri özelliklerini araştırınız.
Özellikle önemli pazar payı olan üretimin yoğun olduğu kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım koşullarının elverişli olduğu alanlarda gelişme göstermişlerdir.Bölgede beşeri etken olarak demir çelik ve enerji kaynaklarının aktarımında ön plana çıkanlar olduğu gibi mevcut konum özelliklerinden dolayı ithalat ihracat limanı olarak ön plan çıkanlar olmuştur.Yine bu limanlardan bir kısmı harita incelendiğinde turizm faaliyetlerini destekleyici bir konumda yer alır.Limanların hinterlandının gelişmesine elverişli yer şekilleri bu limanların çevresinde kendini gösterir.